try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz

Avokadonun Faydaları

A, C ve E vitaminleri bakımından oldukça zengin olan avokado besleyici değeri ile de çok faydalı bir meyve. Vitaminlerin yanında çok sayıda da mineral avokado da mevcut. Yeşil kabuklu, iri çekirdekli olan bu meyvenin faydalarını sıralayalım.

Avokado özellikle beslenme yetersizliği olan bireylerin bünyelerini daha kısa sürede toparlayabilmeleri açısından son derece önemlidir. Çocukların gelişim çağında da besleyici bir takviye alabilmeleri adına avokado gayet iyi bir tercih olacaktır.

Antioksidan içeriği de avokadonun bir başka yönü. Avokado da Lutein ve Glutathion isimli antioksidanlar yer alıyor. Bu da dolaylı yoldan kan, damar ve kalp sağlığı için son derece pozitif etkileri beraberinde getiriyor. Kanda bulunan kötü kolesterolün düşürülmesinde avokado oldukça etkilidir. Bu durum damar sağlığını da olumlu yönden etkiliyor. Kalp damarlarında oluşan daralmalara ve tıkanmalara karşı önlem oluşturmaktadır. Dolaşım sisteminiz de haliyle bu faktörlerden olumlu şekilde etkilenecek.

Fast Food, kanser riskini artırıyor

Beslenme uzmanları, fast food olarak adlandırılan ayaküstü yemek yeme alışkanlığının kalın bağırsak kanserine yol açabileceğini belirtiyor.

Vücut için en uygun beslenmenin lifli, posalı, sulu yemekler ile sebze ve meyvelerle sağlanabileceğini, ayaküstü ve hızlı beslenme tarzının ise birçok sağlık sorununa neden olabileceğini söyleyen doktorlar, fast food beslenme şeklinin fazla kilolardan asla kurtulamama anlamına da geldiğini hatırlatıyor. Yenildikçe zamanla alışkanlık yaratan karbonhidrat ağırlıklı bu gıdalar, damar sertliği sorununa da yol açıyor. Pratik bir beslenme yöntemi olarak tanımlanan ve çok sayıda insan tarafından sadece bu nedenle tercih edilen fast food beslenme şekli, sağlık için hiç bir fayda içermemesiyle biliniyor.

MEMEDE KİTLE

Göğsünüzde ki kitlelerin var olması oldukça yaygın bir durumdur.Bu kitleler her zaman kötü huylu değildir.Büyük bir çoğunluğu (%85’i) iyi huyludur.Kanser riski taşımaz.İyi huylu diye adlandırdığımız kitlelerin çeşitlidir ve belli sebeblere dayanarak ortaya çıkarlar.

Fibrokistik meme hastalığı; memede görülen iyi huylu bir kitledir. Menopoz olacak bayanlarda görülmektedir.
kitle ve hassasiyete neden olur.

Fibroadenom ; İyi huylu küçük bit tümördür.Çoğunlukla
ergenlik döneminde ki genç kızlarda görülmesinin yanında diğer yaşlarda da görülebilir. Meme kanseri ile ilintili değildir.
Meme kistleri 40-55 yaş arası menopoz öncesindeki
kadınlarda ve veya genç yaştaki kadınlarda özellikle hormon takviyesi tedavisi gören kadınlarda görülebilmektedir.

Yağ dokusu nekrozu ise genellikle travmaya bağlı ortaya çıkan, düzensiz ve sert
kitledir.Çoğunlukla kendiliğinden geçer.

TİFÜS VİRÜSÜ

Tifüs, Rickettsia bakterilerinin etken olduğu bulaşıcı hastalıktır.İnsanlık tarihinin en eski hastalıklarından biridir.

Neden olan etken bakteriler hücre içinde yaşama özelliği gösterirler, hücre dışında uzun süre canlı kalamazlar.
Çok tehlikeli ve bulaşıcı bir hastalıktır. Halk arasında lekeli humma da denir. Bitler aracılığı ile bulaşır. Tifüsü doğuran nedenler; pislik, aşırı kalabalık yerlerde yaşamak, açlık ve yorgunluktur. Tifüs 12-14 gün devam eder.

Vücuda giriş genellikle deriden olur. Konjonktiva (gözün ak kısmının ve kapak içlerinin dış zarı) ve solunum yolu sümüksü zarlarından da girebilir. Küçük kan damarları duvar hücrelerine yerleşir, çoğalır ve kan dolaşımına karışır. Bunlar diğer küçük kan damarlarının duvar hücrelerine girer, hücrelerin ölümüne sebep olurlar. Sonra damarın tıkanarak tromboz teşekkülüne sebep olurlar. Damar çevresinde tifüs nodülü meydana gelir. Damar zedeleri en fazla deride olur, ayrıca merkezi sinir sistemi, kalp kası, böbrek üstü bezi, haya (testis)larda da bulunabilir.

MİDE YANMASININ SEBEBİ VE YANMAYI ÖNLEMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Mide asidinin yemek borusuna doğru kaçak yapması sonucu yemek borusundan gırtlağa doğru oluşan yanma, ekşime hissidirbaşta yetişkinler olmak üzere hemen hemen her yaş grubunda rastlanabilecek bir rahatsızlık türüdür. Midedeki besinlerin sindirime uygun hale gelebilmesi için salgılanan asidin çeşitli dengesizliklerden dolayı fazla salgılanması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Sadece mide kısmında hafif ve ya yoğun bir yanma hissi söz konusu olur ve bu sancı yiyeceklerin sindirilme süreci boyunca devam edebilir. Bu rahatsızlık bazı insanlarda ayda bir kaç kez tekrarlanarak oluşurken bazı kişilerde hemen hemen her gün oluşabilmektedir. Toplumun geneli düşünüldüğü vakit % 30 ile % 40 civarındaki bir kesimde görülebilmektedir

MİDE YANMASINI ÖNLEYEN ÖNERİLER

Domates, soğan, sarımsak, baharatlı yiyecekler, kızartmalar, bazen nane ve çikolata, mide yanmasına sebep olabilir.Bu nedenle bu tür gıdalar tüketilirken dikkat edilmeli aşırıya kaçılmamalıdır.

SEBORAİK DERMATİT

Seboreik dermatit, sınırları belirsiz pullu, eritemli ( kırmızı) yamalarla karakterize kronik, tekrarlayıcı inflamatuvar bir deri hastalığıdır.

Kimlerde görülür?

Yetişkinlerde seboreik dermatit prevalansı (görülme sıklığı ) yaklaşık % 1-5’dir. Yaşamın ilk üç ayında ve ergenlikte ve 40-60 yaş olmak üzere üç yaş grubunda görülme sıklığı artar. Genellikle ergenlikten sonra ortaya çıkar ve uzun yıllar artma ve azalma dönemleriyle sürer. 20-40 yaşlarında ve erkeklerde daha sık olarak ortaya çıkar.

Erken dönem bebeklerde görülenlerin sebebi genellikle belirlenemez seyrek olarak bir tür mantar tespit edilse de yağlı ciltlerde ve yağlı bölgelerde daha sık görülmesi mantar fikrinden uzaklaştırmaktadır,bebklerde görülen seboreik dermatit genellikle kendiliğinden geçer.

AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Ailevi Akdeniz Ateşi 2500 yıllık mazisi olan antik bir hastalıktır. Dünyada 150.000 FMF hastası olduğu varsayılmaktadır.

Ailevi Akdeniz Ateşi irsi bir bağırsak rahatsızlığıdır. Tekrar eden ateşlenme ve iltihaplanma hastalığın özellikleridir. Bu rahatsızlıkta karın bölgesinde görülen iltihaplanma nedeniyle Ailevi Akdeniz hastalığına periodik peritonit (belli aralıklarla gelen peritonit) de denir. Ailevi Akdeniz hastalığı olan çoğu kimsede belirtiler 5 ila 15 yaş arasında ortaya çıkar. Ailevi Akdeniz Ateşi, ateş ve serozit atakları ile karakterize bir hastalıktır. Atakların kendi kendini sınırlayıcı nitelikte olması hastalığın en önemli özelliğidir.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

Haftada bir kez ya da ayda birkaç defa ataklar şeklinde görülür. Atak süresi 72 saate kadar çıkabilir. Bu ataklar sırasında bazı bulgular ortaya çıkar:

KORONER ARTER HASTALIĞI

KORONER ARTER HASTALIĞI;

Koroner arterlerin duvarlarında oluşan plaklardan ötürü ortaya çıkan bir hastalıktır. Koroner kalp hastalığı veya kısaca CHD (Coronary Heart Disease) olarak da adlandırılır.

Koroner Arterler Aort damarından sağ ve sol ana korenerler olarak çıkan kalp dokusuna temiz kan taşıyan damarlardır. Kalbin epikardiyal bölgesinde seyrederler ve bu anadallardan çıkan daha küçük damarlarla kalp hücrelerine ulaşırlar. Sağ koroner arter tekbir anadal olarak seyrederken sol ana koroner arter aortadan çıktıktan yaklaşık 2 cm sonra sol ön inen arter ve sirkümfleks arter olarak ikiye ayrılmaktadır. Sol ön inen arter sol ventrikülün ön yüzünde seyrederken sirkümfleks arter kalbin arkasında seyretmektedir.

UNUTKANLIKTAN KURTULMA YOLLARI

Unutkanlık 7'den 70'e hepimizin gündelik sorunudur. Yoğun stres, zihinsel yorgunluk gibi faktörler unutkanlığa neden olabilir. İsimleri, telefon numaralarını, eşyalarımızın yerini, söz verdiğimiz halde arkadaşımızı aramayı, alış verişe çıkarken alacaklarımızı unuttuğumuzda "bugünlerde çok unutkan oldum" deriz. Bu durum bazen sorulan soruları tekrarlama, yolları, mekanları karıştırma, işte verimliliğin düşmesi, çevreye ve hobilere ilgide azalma ile de kendini gösterebilir. Oysa günlük yaşamı çok etkilemediğini düşündüğümüz unutkanlıklar, ileri yaşlarda görüldüğünde halk arasında "bunama" olarak bilinen "demans" adlı hastalığın habercisi olabilir.

UNUTKANLIĞI ÖNLEMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

- Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, iş saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalışın.
Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var.

ROZASE HASTALIĞI

Yüzün orta kısmını tutan, kırmızı ve iltihaplı sivilceler yapabilen, kızarıklık ve kılcal damar genişlemeler ile seyreden bir hastalıktır. Bazen özellikle burunda yağ kanallarını genişleterek, burnun büyüyüp (rinofima)şekil değiştirmesine neden olabilir.

Rozasea hastalığı oldukça yaygındır. Özellikle açık tenli insanlarda görülse de koyu tenli kişilerde de görülebilir. Ortalama 30 lu yaşlarda başlar. Rozasea en çok 40-60 yaş arası dönemde görülür. Bu yaş döneminde rozasea daha ağır seyredebilir. Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür. Burnu tuttan rinofima ise erkeklerde daha fazla ortaya çıkmaktadır.

Rozasea de yüzde ateş ve kızarıklık basmaları görülür. Bu şikayeti özellikle güneş, alkol, stres,sıcak içecek ve kafein içeren içeceklerle artmaktadır. Rozaseanin özellikle güneş hasarı görmüş ciltlerde ortaya çıktığı saptanmıştır.

Hastalık orta yaşlı ve açık tenli kişilerde daha sık görülür. Koyu tenlerde ciltteki yoğun melanin nedeniyle kızarık baskılanır. Ve daha hafif seyreder.

SIK SIK YAPILAN DİYET HATALARI

Fazla kilolardan kurtulmak için yapılan bilinçsiz diyetler ile sağlığınızı tehlikeye attığınızı biliyor musunuz? İşte çoğu kişinin düştüğü sık sık yapılan diyet hataları;

Kendini hazır hisetmeden karar vermeden diyete başlamak

Uzman kontrolünden geçmemek

Uyku süresinin düzensizliği

Kahvaltıyı atlamak

Öğün atlamak

Akşam yemeğini çok geçe bırakmak

Sofraya çok aç oturmak

Hızlı yemek

Evde yüksek enerjili besinler bulundurmak
Yemeğin tadına bakmadan tuz kullanmak

Aşırı zeytinyağı tüketmek

Abur cubur için “bir taneden bir şey olmaz” şeklinde düşünmek
Egzersiz yapmamak

Posalı (yani lifli) besinler tüketmemek

Yeterince su içmemek

Aşırı kafein almak

Sürekli tartılmak

VARİS HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Bacak toplardamarları, genişleme sonucu kanı kalbe geri götürme fonksiyonlarını kısmen yitirir. Bunun sonucunda oluşan göllenmeyle, toplardamarlar kıvrımlaşarak şişer ve ciltten kabarık bir hale gelir. İşte kabarık hale gelen bu oluşuma varis denir.

3 tip varis vardır

Derin venöz yetmezlik
Halk arasında ‘iç varis’ olarak bilinir. Bacağın en iç kısmında kemiğe yakın giden ana toplardamarlarda, kanın geriye doğru bacağa kaçması sonucu bacakta şişme ve ağrılar görülür.

Yüzeyel venöz yetmezlik
Bacaklardaki yüzeyel toplardamarlarda kanın kalbe doğru değil de, geriye ayağa doğru gitmesi sonucu bu damarlarda genişleme, ciltten kabarıklaşma ve kıvrımlılaşma oluşturmasıdır.

Kılcal varisler
Cilt üzerinde ince, genellikle mor veya kırmızı tonlarda görülen toplardamar genişlemeleridir. Derin veya yüzeyel toplardamarlarda yetmezlikle birlikte olabileceği gibi, sadece cilt seviyesinde de bulunabilirler.

Varis teşhisinde en çok kullanılan yöntem ultrasondur. Bu yöntem ile gözle görülemeyen derin toplardamarlar incelenebilmekte, kapak yetersizliği değerlendirilebilmektedir. Bu yöntem ağrısız olup, iğne kullanılmamaktadır.

SUYUN FAYDALARI

Su yaşadığımız Dünyanın dörtte üçünü kaplar. Canlılığın vazgeçilmez maddesidir. Vücudumuzun büyük bir bölümünü oluşturur. Hatta Beyin gibi bazı organlarımızda bu %80-90’ a kadar bile çıkabilir.Su canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir.

En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar, bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutan sudur. Dünyamızın %70'ini kaplayan su, bedenimizin de önemli bir kısmını oluşturmaktadır.Gelelim Canlılar için bu kadar önemli olan suyun faydalarına ;

Organlarda gerekli yerlere ulaşarak zararlı atıkları uzaklaştırır.

Böbreklerin temizlenmesine yardımcı olur.

Kan ve dolaşım sisteminin büyük bir bölümünü oluşturur.

Vücut ısısının düzenlenmesine yardım eder

Özellikle yaz aylarında vücudu serin tutar

Aynı şekilde kış aylarında vücut izalosyonunu sağlar

Bol miktarda tüketildiğinde, cildin daha pürüzsüz, kadifemsi, daha parlak ve olmasını sağlar.

Mide ve tükürük salgısında büyük rol oynar

Emziren kadınlarda, süt oranını artırır

YÜZ FELCİNE DİKKAT!

Yüz Felci;

Yüz hareketlerini (dudak, yanak, kaş,göz çevresi) yapmamızı yüz siniri (fasial sinir) aracılığı ile sağlarız. Beyinden gelen hareket emirlerini yüz siniri, yüz kaslarına ileterek istediğimiz hareketleri yapmamızı sağlar. Eğer beyindeki veya yüz sinirindeki bazı hastalıklar bu iletiyi engellerse yüz felci oluşur ve yüz hareketleri kısmen ya da tamamen ortadan kaybolur. Yüz felci tıbbi olarak fasial paralizi olarak ismlendirilir.

Yüz felci kişiden kişiye çok farklı bir şekilde kendini gösterir. Bazen çok hafif olur ve kişi gülünce ancak yüz felci anlaşılır. Yüz felci ilerleyici bir hastalıktır ve maksimum şiddetine birkaç saat ya da günde gelir. Sıklıkla soğuk ve rüzgar sonrasında gelişen bir hastalıktır.

Yüz felcinde bir iki gün önce kulak arkasında ağrı oluşur. Patofizyolojisinde fasiyal sinirin ödemi yatar ve sinir şişmiştir. Yüzün bir tarafında yüz ifadesinin tüm kasları güçsüzleşir ya da tamamen etkisiz olur. Mimik hareketleri istendiği gibi yapılamaz.

Yüz felci esnasında göz kapakları kapanamaz, dudak kenarı düşer ve alın da kırıştırılamaz.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş