try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

İĞNESİZ DİYABET TESTİ YOLDA

ABD'deki Princeton Üniversitesi'nden mühendislerin geliştirdiği cihaz sayesinde kandaki glikoz seviyesini ölçmek için iğneyle kan alımına gerek kalmayacak.

Glikoz seviyesini belirlemek için hastaların elini lazere uzatması yeterli olacak. Sonuç hemen alınabilecek.

YÜZDE 84 DOĞRULUK PAYI

Araştırmayı yürütenlerden Sabbir Liakat, yeni cihazın glikoz seviyesini yüzde 84 doğruluk payıyla, yani mevcut yöntemlerden daha iyi ölçebildiğini vurguladı.

Liakat, hazır olan cihazı daha da geliştirmeye, hastaların kendi kendine evlerinde glikoz seviyesini ölçülebilmesini sağlamaya çalıştıklarını belirtti.

Araştırmanın sonuçları "Biomedical Optics Express" dergisinde yayımlandı.

ÜZÜM SAÇ UZATIYOR

Sofraların vazgeçilmez meyvelerinden üzümde bulunan flavanoidlerin saçların sağlıklı ve hızlı uzamasını sağladığı belirlendi.
Üzüm, çok sayıda kişi tarafından sağlığa olan faydalarıyla biliniyor.Hatta anne sütünün yeterli olmadığı durumlarda bazı doktorlar anne sütü alması gereken bebeklere “bitkisel süt” olarak da adlandırılan üzüm meyvesini tavsiye ediyor.

A vitamini, B1 vitamini, C vitamini, E vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, sodyum, magnezyum ve fosfor gibi çok değerli vitaminler ve mineraller içeriyor.

Özellikle üzüm çekirdeklerinin preslenmesiyle elde edilen üzüm çekirdeği yağının saç derisine çok faydalı olduğunu belirten Sam, “Son yıllarda üzüm meyvesinin faydaları üzerine yurt dışında çok sayıda çalışma yapılıyor.

Bu çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre üzüm saçlara yalnızca parlaklık kazandırmakla kalmıyor, saçların eskisinden de güçlü olmasını sağlayarak saç dökülmelerini önlüyor” dedi.
Üzümün çekirdeğinden elde edilen yağın antioksidan bakımından da oldukça zengindir ve bu yağın nemlendirme özelliği vardır.

Üzümün içindeki flavanoidler sayesinde saça parlaklık katmakla kalmayıp, sağlıklı ve hızlı uzattığını sağladığı belirlendi.

PANİK ATAK HASTALIĞI

Panik atak ruhsal olarak başlar ve fiziksel etkilerle devam eder. İlk olarak aniden, nedeni belirlenemeyen yoğun bir kaygı başlar. Kaygının nedeni o an için belirsiz olsa da aslında yaşamınızda meydana gelen stresli olaylar panik atağı tetikleyebilir. Kaygının ne zaman ortaya çıkacağı belli olmaz. Araba kullanırken, televizyon seyrederken, kalabalık bir alışveriş merkezinde gezerken, asansör kullanırken hatta bazen uyku sırasında panik atak yaşanabilir.

Panik ataklar genellikle 10 dakikadan az sürer ancak çarpıntı, baş dönmesi ve bazı diğer belirtilerin tamamen geçmesi daha uzun sürebilir.

PANİK ATAK BELİRTİLERİ

Kalp çarpıntısı, artan nabız

Nefes alıp vermede zorlanma

Göğüs bölgesinde ağrı, sıkışma hissi
Titreme

Boğuluyormuş gibi hissetme

Bulunulan ortamdan kopma, gerçek dışı hissetme

Terleme

Mide bulantısı
Baş dönmesi, gözlerin kararması, bayılma

Sıcak veya soğuk ter basması

Parmak uçlarında uyuşma veya karıncalanma

Ölüm korkusu

Kontrolü kaybetme korkusu, delirme korkusu

Kaçma isteği

PANİK ATAK GEÇİRDİĞİNİZDE YAPMANIZ GEREKENLER

ÇÖREK OTUNUN TEDAVİ AMAÇLI KULLANILDIĞI ALANLAR

Çörek otu tohumları binlerce yıldır baharat ve gıda koruma maddesi olarak kullanılmıştır. Bitkinin tohumları ve yağı geleneksel tıp alanında kulla

Bu derlemede çörek otunun terapötik (iyileştirici) kullanım alanları ve vücut sistemlerini etkileyen hastalıkların tedavisindeki rolü incelenmiştir.

Çörek otunun günümüzde tedavi amaçlı olarak faydalanıldığı alanlardan bazılarını da şöyle sıralayabiliriz:

Çörek otunun hem tane hem de yağ formu antimikrobik amaçla kullanılmaktadır

Çörek otu yağı, mantar hastalıklarında antifungal olarak etki göstermektedir

Sitotoksik etkisi nedeniyle zehirlenmelerde sıklıkla antidot olarak kullanılmaktadır

İdrar yolları ve böbrek hastalıklarında ise diüretik etkisinden yararlanılmaktadır.

Mide barsak şikayetlerini gidermede etkilidir.
Çörek otu yağının düz kasları gevşetici özelliği nedeniyle pek çok durumda antispazmodik olarak etki gösterdiği bilinmektedir.

Antitümoral etkisinden dolayı kanser hastalıklarında,
Antiastmatik etkisinden dolayı da göğüs hastalıklarında tedavi amaçlı kullanılmaktadır.

Genç kadınlarda çörek otu tohumları ağızdan alındığında adet kanamasını uyarmaktadır.

SAĞLIK BAKANLIĞINDAN HEPATİT-C AÇIKLAMASI

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Kurumumuza yapılan endikasyon dışı ilaç kullanım başvuruları, maksimum 7 iş günü içinde sonuçlandırılmaktadır. Türkan Ülger isimli hastanın Kurumumuza ve TEB’e yapılmış bir başvurusu bulunmamaktadır.

Hepatit tanısında dünyada olup da ülkemizde ulaşılamayan bir tedavi seçeneği yoktur. Dünyada uygulanan tedavi seçeneklerinin hepsi ülkemizde de mevcut olup hastalarımızın ilgili ilaçlara erişiminde bir problem bulunmamaktadır” ifadeleri yer aldı.

Türkan Ülger ile görüşüldüğü ifade edilen açıklamanın devamında, “Hasta ‘hepatit’ hastası olduğunu ve ‘pegile interferon’ kullanması gerektiğini belirtti. Üniversite hastanesinde gastroenteroloji bölümüne gittiğini fakat hastanede bilgisayardan rapor çıkmadığını, sistemin izin vermediğini söyledi.

Pegile interferon ülkemizde bulunan bir ilaçtır. Hastanın söylediklerinden anlaşıldığı üzere; ilgili hastaya ilgili ilaç için ilgili hastanenin sisteminden kaynaklanan problemlerden ötürü e-rapor düzenlenememiştir” ifadeleri kullanıldı.

DİYABET HASTALARI İÇİN EV YOĞURDU

Yapılan araştırmada uzmanlar, düzenli olarak ev yoğurdu tüketmenin Tip 2 diyabete karşı koruma sağladığı vurguladı.

İşlenmiş hazır yoğurtlarla evde yapılan yoğurdun aynı olmadığını söyleyen uzmanlar şöyle konuştu:

KENDİNİZ YAPIN

"61 binden fazla hamile kadının katılımıyla yaptığımız araştırmada işlenmiş yoğurdun anne karnındaki çocuklarda astım riskini artırdığı sonucuna ulaştık." Yaşam kalitesini etkileyen bu tehlikeye karşı uzmanlar şu öneride bulunuyor:

"İşlenmiş yoğurtlardaki sağlığa zararlı katkı maddeleri nedeniyle doğrudan üreticiden alınan işlenmemiş ve kaynatılmış sütle evde yapılan yoğurdu tüketmek daha faydalıdır. Yoğurdunuzu kendiniz yapın."

DİŞ ÇÜRÜKLERİNİ ÖNLEMEK İÇİN SÜT İÇİN

Prof. Dr. Neriman İnanç, düzenli ağız hijyeninin sağlanması ve süt tüketiminin diş çürüklerinin oluşumunu azalttığını söyledi.

Prof. Dr. Neriman İnanç, düzenli ağız hijyeninin sağlanması ve süt tüketiminin diş çürüklerinin oluşumunu azalttığını söyledi. İnanç, “Günde 2 bardak süt içilerek dişlerde oluşabilecek çürükler önlenebilir.” dedi.

Prof. Dr. Neriman İnanç, diş çürümesinin günümüzün en yaygın hastalıklarından biri olduğunu söyledi. İnanç, “Değişik beslenme alışkanlıklarına sahip kişiler arasında yapılan istatistikler beslenmenin diş çürüklerinin oluşmasında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Çürük oluşumunun, karbonhidratların (şeker ve nişasta) ağızdaki bakterilerle karışması ve asit yapması sonucu başlıyor. Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ile ağız sağlığını korumak mümkün.” diye konuştu.

Düzenli ağız hijyenin sağlanması ile birlikte süt tüketiminin diş çürüklerinin oluşumunu azalttığını belirten İnanç, “Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Sütteki kalsiyum ve fosfor bu mikroorganizmalara doğal bir savunma sağlar.” ifadelerini kullandı.

KULAK ÇUBUĞUNDAKİ TEHLİKE

Uzmanlar kulak çubuğu kullanımı hakkında insanları uyarıyor."Kulak çubuğu deyip geçmeyin!"

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdar Baylançiçek, normalde kulak kepçesindeki kıvrımlı yerlerin temizlenmesi amacıyla üretilen kulak çubuklarının,
kulak kanallarının içini temizlemek amacıyla bilinçsizce derinliklere sokularak temizlenmesi durumunda mantardan kulak zarında delinmeye, enfeksiyondan işitme kaybına dek birçok hastalığa yol açabileceğini belirterek uyarıyor.

İşte kulak çubuğundaki o tehlikeler;

DIŞ KULAK YOLUNDA ÇİZİK YADA ZEDELENME

Özellikle yaz aylarında havuz, deniz ve duş esnasında suyla temas artarken; kulağını kulak çubuğuyla karıştıran insanlar, dış kulak yolunda gözle görülmeyen bazı çiziklere, zedelenmelere yol açabiliyor.

O zedelenmeler ve çatlaklardan bakteriler kolayca girerek dış kulak yolunda enfeksiyona neden olabiliyor.

İŞİTME KAYBINA NEDEN OLABİLİYOR

Kulağımız doğal yapısı gereği kendi kendini temizleme özelliğine sahip. Üstelik kulak kirleri sanılanın aksine kulağımız için faydalı.

Ama kulak çubuğu ile bu faydalı kirlere müdahalede

KULAK AĞRISI DEYİP GEÇMEYİN!

Kulak ağrısıyla başlayan zamanla çocuğun öğrenme yeteneğinde gerilemeye, işitme kaybına neden olan orta kulak iltihabı daha çok çocuklarda görünüyor.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Turgay Süzen, ebeveynleri orta kulak iltihabı hakkında bilgilendirdi.

Orta kulak iltihabının oluşumu hakkında bilgiler veren Süzen, “Orta kulak boşluğunda sıvı birikmesi olarak bilinen orta kulak iltihabı, ateş ve ağrı gibi ani belirtilerle kronik hale gelebilen bir hastalıktır.

Son altı ay içinde üç veya son bir sene içinde dört orta kulak iltihabı atağı geçiren çocuklar sık kulak enfeksyonu geçiriyor olarak değerlendirilir.

Tıbbi tedavisine rağmen ilk 72 saat içinde şikayetlerinin devam etmesi halinde tedavinin yeniden planlanması gereklidir. Beş yaşın altındaki çocuklar, biberonla beslenen bebekler, yuvaya giden çocuklarda sıklıkla görülen orta kulak iltihapları genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında ya da enfeksiyonlu bir şekilde basınç değişikliklerine maruz kalındığında uçak seyahati, yükseğe çıkma ya da dalma meydana gelir” dedi.

HAVUZLARDA Kİ TEHLİKEYE DİKKAT

Yüzme havuzlarında suyu berrak tutmak için birtakım kimyasallar ve klor kullanılır.

En çok görülen cilt problemi de kimyasal dermatittir.

Havuzda fazla vakit geçirmek ciltte klorun etkilerini de artırır.

Klor allerjik reaksiyonlara ve kaşıntılı kızarıklıklara yol açabilir. Ciltte erken yaşlanma etkilerini artırır.
Kalabalık ve temiz olmayan havuzlardan enfeksiyon bulaşma riski oldukça yüksektir.

Bakteriler kirli havuzlarda enfeksiyonlara yol açabilir. Siğil benzeri hastalıklar da özellikle çocuklara bulaşabilmektedir.

Kalabalık havuzlarda mantar ve parazitler de yaygın olarak bulunmaktadır, bunlar da göz, kulak ve idrar yolları enfeksiyonlarına sebep olurlar.

PEKİ KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI
Havuzdan çıktıktan sonra sabunlarla çocuklarımızın ve kendimizin elimizi, yüzümüzü iyi bir şekilde temizlemeliyiz ve hemen duş almalıyız.

Özellikle çocukların gözlerinin havuz içinde korunmasına dikkat etmeliyiz.

ÇOCUKLARDA DEPRESYON

Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da erken yaşlardan itibaren görülebilen duygu durum bozuklukları bulunur.

Bunlardan en yaygın ve en önemlisi olan depresyon, çocuğun yaşadığı üzüntü ve sıkkınlıktan farklılık göstermekte ve çocuğun psikolojik ve duygusal sağlığını etkilemektedir.

Peki çocukta depresyon olup olmadığını nasıl anlarız;

Çocuklarda depresyonun belirtileri çeşitlilik gösterir. Çoğunlukla çocuğun gelişimsel süreçleriyle ilişkilendirilen duygusal bir dalgalanma olduğu düşünülerek çocuklarda depresyon tedavi edilmez ve teşhis konulmaz.

Çocuklarda depresyonun belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

- Kızgınlık ve huysuzluk

- Devamlı görülen mutsuzluk ve umutsuzluk hissi

- Sosyal hayattan geri çekilme

- Reddedilme veya onaylanmamaya yönelik aşırı hassasiyet

- İştahta artış veya azalma

- Uyku düzenindeki değişimler – aşırı uyku ya da uykusuzluk

- Bağırma ve ağlama nöbetleri

- Konsantrasyon güçlüğü

- Düşük enerji ve halsizlik

- Tıbbi müdahaleye yanıt vermeyen fiziksel şikayetler (örneğin mide veya baş ağrısı)

- Düşünme ve odaklanma süreçlerindeki aksamalar

- Ölüm ya da intihar düşüncesi

MİDE KRAMPLARINA DOĞAL YÖNTEMLER

Öncelikle devamlı kramplarınız için muhakkak bir doktora görünmekte fayda var diyor ve ağrılarınızı hafifletecek doğal yöntemleri sıralıyoruz.

1. Papatya çayı

Papatya, antienflamatuvar özellik göstererek mide ağrısını hafifletir. Mide kaslarını rahatlatır ve kramplara iyi gelir.

2. Sıcak su torbası

Rahat bir şekilde uzanın ve karın bölgesine sıcak su torbası koyup dinlenin. Sıcak, kasların rahatlamasını sağlar ve bu sayede krampların önüne geçebilirsiniz.

3. Pirinç suyu

Pirinçleri suda haşlayıp süzdükten sonra kalan suyu biraz bal ekleyerek içebilirsiniz. Pirinç suyu mideyi rahatlatacaktır.

4. Nane çayı

Taze nane çayı, mide kaslarını rahatlatır. Ayrıca safra üretimini arttırarak sindirimin düzgün bir şekilde yapılmasını sağlar. Özellikle şişkinliğe ve hazımsızlığa iyi gelir.

5. Ilık limonlu su

Limonlu su, hazımsızlık söz konusu olduğunda oldukça faydalıdır. Yüksek asit seviyesi sayesinde hidroklorik asit üretimini arttırır. Hidroklorik asit besinlerin parçalanması için gereklidir.

6. Zencefil çayı

Zencefilin içerisinde bulunan kimyasallar mide ve bağırsak kaslarını rahatlatır. Ayrıca mide bulantısına da iyi gelir.

BİR KOVA BUZLU SU ÖLDÜREBİLİR

Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Çayan Çakır,

'Bir Kova Buzlu Su' (İce Bucket Challenge) adlı kampanyaya kalp hastalarının kesinlikle katılmamaları gerektiğini söyledi. Uz. Dr. Çakır, şu açıklamalarda bulundu:

"Kalp hastaları yapmasın"

ALS hastalarına dikkat çekmek için bir kova dolu soğuk suyu başından dökmek şeklinde yapılmakta kampanyayla ALS hastalığına dikkat çekildi.

Çok iyi bir yöntem aslında ve yaratıcılık olarak ilgi çekmekte.

ALS hastalığı az bilinen bir hastalık olduğu için dikkat çekmek için yapılan en iyi ilgi çekici hareketlerden biridir. Yapılan ilgi çekici hareket bir o kadarda risklidir. Kalp hastalarının yapmaması için çağrıda bulunmak istiyorum.

Bu yapılan yöntem ALS’nin farkındalığını artırmak için bir yöntem olabilir fakat, kalp hastalarının özellikle kalp krizi geçirmiş, kalbinde stend, doğuştan kalp hastalığı, kalp deliği ve siyanitik kalp hastalığı bulunanların bunu kesinlikle yapmaması gerekir."

"Soğuk ortam kalp krizini tetikler"

SKOLYOZ HASTALIĞI

Skolyoz hastalığı;

çocuklarda yanlış oturma, sürekli sırtın bir tarafında yük taşıma gibi nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Bu hastalığa yakalananların omurgaları arkadan bakıldığında C veya S şeklini alıyor.

Boy kısalığına, estetik görünüm bozukluğuna, akciğer kapasitesinin daralmasına, psikolojik bozukluklara, ileri yaşlarda kireçlenmeyle beraber bel ile sırt ağrılarına sebep olabiliyor. Sırt çantası, okul çağı çocuklarında en sık karşılaşılan yüklenme nedenidir.

Ağır sırt çantası taşımak, okul çocuklarının gelişmekte olan kas ve eklem yapılarında zorlanmalara neden olarak, belde kas gerginliği mekanizmasını tetikleyebilir, bozuk yürüyüş, kötü duruş ve ciddi kronik bel ağrılarına yol açabilir.

AĞIZ SAĞLIĞINIZ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN 8 ŞEY

Ağız sağlığınızı dikkate alıyor musunuz? İşte size yardımcı olacak 8 ipucu...

Sürekli kahve molası: Çoğunlukla ofis çalışanlarının sahip olduğu bütün gün kahve, çay vs içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur.

Sigara kullanımı: Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına ve hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir.

Diş ipinin önemi: Sadece diş fırçalamak dişlerin birbirine bakan diş ara yüzleri, kuron köprü ve implant restorasyonlarının altları ve ortodontik tedavisi gören kişilerin ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş