try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

ELLERİNİZİ DÜZENLİ YIKIYOR MUSUNUZ?

Sıcaklar nedeniyle aşırı terleme sonucu dokunulan yerlerde mikrop oluşup oluşmadığı ve bunun insan sağlığı açısından oluşturduğu tehlikeleri Ege Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sercan Ulusoy açıkladı.

İnsanların terlemesi sonucu tutundukları yerlerde terlemeden dolayı mikrop oluşmayacağını, çünkü terde mikrop olmayacağını ifade eden Ulusoy;

"Terden kaynaklı bir mikrop bulaşmaz yalnız her yerde mikrop vardır, Toplu ulaşma araçlarında olsun, evde olsun, parada olsun dokunduğumuz her yerde bakteri vardır.

Bundan korunmak mümkün değil çünkü sürekli dezenfekte etmek olanaksız. Enfeksiyondan korunmak için sık sık ellerimizi sabunla yıkamalıyız, zaten sağlam deriden o bakteriyi içeri almak mümkün değildir.

Ancak elimizi ağzımıza sokarak ellerimizi yıkamadan yemek yersek mikrobu alabiliriz'' dedi.

NANENİN İNANILMAZ FAYDALARI

Yemeklerimizi tatlandırmanın yanında nanenin ne gibi faydaları olduğunu düşündünüz mü hiç?

İşte nanenin mucizevi faydaları;

- Nefes almayı kolaylaştırır.

- Karaciğer yetersizliğini giderir. Erkeklerde ruhsal kaynaklı iktidarsızlığı giderir.

- Safra akışını düzenler. Aybaşı kanamalarının muntazam ve ağrısız olmasını sağlar.

- Bağırsak spazmını giderir. İdrar söktürür.

- Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürür.

- Astım, grip, bronşit ve öksürük için yararlıdır.

- Sükûnet verir. El ayak titremesi, dil tutukluğu, felç ve uykusuzlukta kullanılır. Heyecanları ve korkuyu yatıştırır. Sinirleri kuvvetlendirir. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser.

- Kusmaları önler. Ateşi düşürür.

- Sütle şişen memelerin şişini indirir.

- Migren, uykusuzluk ve baş dönmelerinde faydalıdır.

- Soğuk algınlığında faydalıdır.

- Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde yardımcı olur.
Mide ağrılarını keser. Ancak mide ülseri ve gastrit olanlar fazla kullanmamalıdır.

- Nane; rahmi incelttiği için hamilelerin dikkatli kullanması gerekiyor. Hamileliğin ilk dönemlerinde aşırı nane kullanmak düşük nedeni olabiliyor.

YAZ AYININ KABUSU İSHAL

Sıcakların artması ile birlikte ishal vakaları artış gösteriyor, çocuklar da olduğu kadar da yetişkinlerde de bu durum olumsuz rol oynuyor.

Peki yaz aylarında görünen ishal vakalarındaki artışın sebepleri neler?, ishal vakalarından korunma yöntemleri ne?,ishal döneminde tercih edilmesi gereken gıdaları ve uzak durulması gerekenler nelerdir?...
İshal tedavisinde sıvı tüketimi ve beslenme büyük önem taşıyor.

Dr. Back-Up’ın doktoru Ali Esat Keskin, ishalden korunma yöntemlerini şöyle sıralıyor;

Musluk suları ve kaynağı bilinmeyen suları tüketmeyin.
• İçine buz konulmuş suların ishal kaynağı olabileceğini unutmayın.

• Çiğ meyve ve sebzeleri iyice yıkamadan tüketmeyin.

• Gıdaları buzdolabı dışında uzun süre bekletmeyin.

• Kişisel hijyene önem verin ve sık sık ellerinizi yıkayın.

• İshalli kişilerle aynı tuvaletleri kullanmamaya dikkat edin.

Fizik tedavide EŞEK önerisi şaşkına çevirdi

Uyguladığı ilginç ve farklı tedavi yöntemiyle tüm dikkatleri üzerine çeken Dr. Feridun Kunak yine bir ilke imza attı. Kunak, Kanal 7'de yayınlanan Dr. Feridun Kunak Show'da canlı yayına eşekle çıktı.

Almanya'da 150 bin lira Türkiye'de eşeği olana bedava Haberinin Videosu

Daha önce Almanya'da katıldığı fuarda fizik tedavi için üretilen bir cihazı kullanan Kunak, seyirciye o cihazı anlattı. Cihazın tüm özelliklerini ve hangi hastalıklara fayda sağladığını izleyiciye aktaran Kunak tedavi masraflarının çok fazla olduğunu belirtti.

"Tedavi Masrafı Çok Fazla"

Her seferinde uyguladığı pratik ve alternatif tedavi yöntemleriyle izleyicilerin beğenisini ve takdirini alan Dr. Feridun Kunak Almanya'da 150 bin lira olan tedavi yönteminin Türkiye'de eşekle yapılacağını iddia etti. Seyircilere "Size o aletin en doğalını getirdik" diyen Kunak "Milyarlarca lira vereceğinize bir eşek alın onunla da aynı tedavi oluyor" dedi. Kunak, bu tavsiyesiyle hem ekran başındaki seyircileri hem de stüdyodakileri şaşkına çevirdi.

"Eşekli Tedavi"

Yanığa en iyi ne iyi gelir? Yanık nasıl tedavi edilir?

Yurt dışından bir arkadaşımdan gelen bir e-mail için "aaa iyi oldu aklımızda bulunsun ilk yardım olarak" falan gibi bir teşekkür notu geçtim.

5-10 dakika sonra da mutfakta yemek yapmaya koyuldum, bir yandan da bu maili düşünüyorum, acaba sahiden de işe yarıyor mu falan gibi, nasıl oluyor, acaba hafif yanıklarda mı işe yarar, bir de ekmek fobisi var ya hepimizde, bak şimdi şu unun marifetine. Bir bilene sorayım işin kimyası nedir falan diye düşünürken, ufak bir tavada kızartma yapacağım, tavanın altını açtığımı unutup yağı elimle tavaya sıvazlayayım dedim ve tabiiii cızzzz. Sol el parmak uçları uffff o biçim yani. Nasıl acıyor!!! ..

Hemen kabarıverdiler ben dolaptan un çıkarana kadar, ama hemen elimi soktum unun içine. Acı macı kalmadı, oooohhh. Un torbası elde 10 dakika yemek yapmaya devam ettim, Sonra elimi çıkarınca şaşkına döndüm!!! Hiiiiiiç bi şeycik kalmamış, parmaklar aaaaynennn eskisi gibi, ne ağrı, ne sızı, ne su toplama, vs.

Şimdi hepinize tavsiye hemen bir kavanoza un koyup buzdolabınıza koyun, aramaya uğraşmamak kızgın yağ ile bir iş yapacağınız zaman dolaptaki unu hazır tutun. Denildiğine göre un soğuk olunca daha iyi hissediyormuş insan.

Sağlık turizminde Dünyada ilk 10'a girdik

Türkiye, sağlık turizminde dünyada ilk 10 ülke arasına girdi. Artık yurt dışına hasta gitmediği gibi özellikle göz, saç ekimi, estetik, ortopedi, bel-boyun fıtığı, jinekolojik ve ürolojik operasyonlar ile kulak-burun-boğaz gibi branşlarda yurt dışından çok sayıda hasta Türkiye'ye tedaviye geliyor.

Türkiye'yi tercih eden yabancı hasta sayısı, son dört yılda düzenli olarak arttı. 2008'de 74 bin yabancı hasta gelirken, bu rakam 2009'da 91 bine, 2010'da 109 bine, 2011'de ise 156 bine ulaştı. Sağlık yatırımlarında yapılan önemli çalışmalar sonucu yabancı hasta sayısı, geçtiğimiz yıl 107 ülkeden 250 bine çıktı.

ALMANYA İLK SIRADA

Yabancı hasta listesinde Almanya, Rusya, Azerbaycan, Hollanda, Irak ve Fransa başı çekiyor. Ayrıca, Ukrayna, Belçika, Kazakistan, Romanya, Libya, Gürcistan ve İngiltere'den de önemli sayıda yabancı hasta geldi.

2023 HEDEFİ 20 MİLYAR DOLAR

Sağlık Bakanlığı, 2015'de 500 bin yabancı hastadan 7 milyar dolar ve 2023'de 2 milyon yabancı hastadan 20 milyar dolar gelir seviyesine ulaşmayı hedefliyor. Bu kapsamda gelen hastaların yüzde 10 payının kamu hastanelerine gelmesi bekleniyor.

YÖNERGE HAZIRLANDI

TÜKENMİŞLİK SENDROMU NEDİR NE DEĞİLDİR?

Tükenmişlik sendromu, günümüzde pek çok insanın yaşadığı fakat adını bile duymadığı bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkıyor. Değişim Psikoloji ve Terapi Merkezi’nden Ayşe Yanık Knudsen, ruhen ve bedenen kendisini tükenmiş hissi yaratan rahatsızlık hakkında açıklamalarda bulunuyor:

ZİHİNSEL SORUNLAR AĞIRLIK KAZANIYOR

Sendrom, çalışma hayatının getirdiği stresle birlikte, maddi ve manevi doyuma ulaşamama ve bunun sonucu olarak da mesleğe karşı duyarsızlaşmayla baş gösteriyor. Kişi bu süreç sonunda kendisini tükenmiş hissediyor ve başarı kazanma isteğini kaybediyor. İşi yapamayacağı, zorlukların üstesinden gelemeyeceği düşüncesinin beraberinde getirdiği umutsuzluk, kişinin kendisini tükenmiş olarak hissetmesine neden oluyor. Birey bu his ile birlikte işinden giderek soğumaya başlıyor, işe gitme isteği azalıyor. Öyle ki işi bırakma noktasına bile gelebiliyor. Kendisine duyduğu güven giderek azalıyor, özgüven eksikliği başlıyor. Gerginlik, kızgınlık, mutsuzluk gibi olumsuz duygularda bu süreçte artış gözleniyor.

Sucuk ve sosislere domuz eti karıştıranlar

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıdada taklit ve tağşiş yaparak, tüketiciyi yanıltan 11 firmayı teşhir etti

Kontrollerde laboratuvar sonuçları olumsuz çıkan ve gıdada taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen 10 et ve süt ürünleri üreticisiyle bir lokanta, bakanlığın internet sitesinde ilan edildi.

Laboratuvar incelemelerinde bu firmaların bazılarının ürettiği sucuk benzeri ürünlerde ''at ve eşek eti'', kıymalı ve kuşbaşı pidelerde ''domuz eti'', yağlı peynir ve tereyağında ''bitkisel yağ'', dana sosisinde ''kanatlı eti'' tespit edildi.

İŞTE O MARKALAR

Buna göre, gıdada taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen firmaların adları, ürün adı, markası, parti ve seri numaraları şöyle:

-NAZİFOĞLU MARKA, ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün (yüzde 100 dana), Aliçler Sucuk Erenler, Sakarya, tek tırnaklı eti (at eti, eşek eti) tespiti, parti/seri no: 27.01.2012

-ÇİFTARSLANLI MARKA ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün (yüzde 100 dana), Çiftarslanlı Et ve Et Ürünleri, Afyonkarahisar, tek tırnak eti (at eti, eşek eti), kanatlı eti tespiti, parti/seri no: 29.08.2012

Kalp ve damar hastalarına sarımsaklı limon formülü


BUNU YILDA BİR KEZ MUTLAKA YAPIN

Özellikle Rus doktorların tavsiye ettiği kalp ve damar hastalıkları reçetesi mucizevi sonuçlar veriyor. Bitkilerle doğal tedavi yöntemine son derece önem veren Rus tıp dünyası, bu formülü yüzlerce yıldır kullanıyor ve son derece başarılı sonuçlar elde ediyor. Limon suyu ve sarımsakla yapılan karışım, damar sertlikleri, damar yağlanması, damar tıkanıklıkları ve tan
siyon gibi sorunları kalıcı olarak ortadan kaldırıyor.

Türkiye'deki bazı doktorlar da hastalarına bu formülü öneriyor.

EVİNİZDE KENDİNİZ YAPABİLİRSİNİZ

- 2 Litre hiç su katılmamış sıkılmış limon suyu

- 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak (Mümkünse Anadolu'da yetiştirilmiş ithal olmayan sarımsaklardan)

- Ağzı sıkı kapanan koyu renkli bir kavanoz (2 litrelik pet şişeler de kullanılabilir)

HAZIRLANIŞI

Kalp kapağı sağ göğsünden değiştirildi


Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi’nde mitral kalp kapağı değiştirilen 32 yaşındaki Mustafa Ekizo sağlığına kavuştu.

PAÜ Kalp Damar Cer­ra­hi­si Ana­bi­lim Dalı Öğ­re­tim Üyesi Doç. Dr. Ali Vefa Özcan “Sekiz ya­şın­da ba­dem­cik il­ti­ha­bı­na bağlı ro­ma­tiz­mal kalp has­ta­lı­ğı­na ya­ka­la­nan has­ta­mı­zın za­man­la mit­ral kalp ka­pa­ğın­da dar­lık mey­da­na gel­miş­tir. Yak­la­şık 5 yıl­dır yokuş çık­ma­da nefes dar­lı­ğı şi­ka­ye­ti olan has­ta­mı­zın sağ göğüs boş­lu­ğun­dan gi­ri­le­rek mit­ral kalp ka­pa­ğı de­ğiş­ti­ril­di ve tri­cus­pid ka­pa­ğı tamir edil­di.” dedi.

Doç. Dr. Özcan, sağ göğüs boş­lu­ğun­dan ya­pı­lan ame­li­yat­la­rın es­te­tik gö­rün­tü­le­ri­nin ya­nın­da has­ta­la­rın daha az ağrı duy­duk­la­rı, ame­li­yat ya­ra­la­rı­nın daha hızlı iyi­leş­ti­ği, daha erken ayağa kalk­ma­sı ve daha erken ta­bur­cu ol­ma­sı gibi avan­taj­la­rı­nın ol­du­ğu­nu açık­la­dı. Bir gün yoğun ba­kım­da kalan Mus­ta­fa Ekizo kalıp, 5. gün evine ta­bur­cu edil­di.

Kalbe domuz kalbi takılır mı demeyin

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde, kalp hastası 74 yaşındaki kadına domuz kalbi zarından yapılan kalp kapağı takıldı.

PAÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vefa Özcan, gazetecilere yaptığı açıklamada, 10 yıl önce kalp ameliyatı olan 74 yaşındaki Huriye Tosun'un ileri derece nefes darlığı şikayetiyle hastanelerine geldiğini söyledi.

Tedavisi sürdürülen hastaya yeni bir kalp ameliyatı yapılması gerektiğine karar verilmesinin ardından çalışmalara başladıklarını ifade eden Özcan, şunları kaydetti:

''Hastanın mitral kapağına yeni bir kalp ameliyatıyla sığır veya domuz kalp zarından yapılan mitral biyoprotez kalp kapağı takmaya karar verdik. Hastamıza domuz kalbi zarı kullanılarak yapılan mitral biyoprotez kalp kapağı taktık. Şu anda durumu gayet iyi. Artık ileri yaşlarda da kalp ameliyatları başarıyla yapılıyor. Hastamızın 87 yaşındaki eşi Mustafa Tosun, ameliyat sürecinde eşine sürekli destek olarak büyük bir vefa örneği gösterdi.''

AA

Bebekleriniz sürekli ağlayıp, uyumamalarının nedenleri

Yapılan araştırmaların her beş çocuktan birinin okula uyum sürecinde desteğe ihtiyacı olduğunu ortaya çıkardı.

Uzmanlar, çocuğu okula yeni başlayan ebeveynlerin çocuklarının tepkilerini dikkatle gözlemlemesi, sebeplerini tespit etmesi gerektiğine dikkat çekti Son yıllarda okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesiyle ve her çocuğun en az bir yıl anaokuluna gitmeye başlamasıyla okula uyum sağlamakta zorlanan öğrencilerin azaldığını ama yine de her sınıfta ağlayan birkaç çocuğun olduğunu vurgulayan Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Uzman Psikolojik Danışmanı Belin Güner Nas, "Bazen birkaç saat bazen de birkaç gün süren bu durum son derece normaldir ve çocuğun ileriki yıllarda sosyal, duygusal, akademik gelişimini etkilemez" dedi.

Bir uzmana başvurulmalı

Nas bir de uyarı yaptı: "Bu durum okulların açılmasının üzerinden 2-3 hafta geçmesine rağmen devam ediyorsa, ağlamalara, alt ıslatma, tırnak yeme, tik, uykusuzluk gibi duygusal tepkiler de ekleniyorsa hemen psikolog ya da psikolojik danışmana başvurulmalı, okul yönetimi ve rehberlik servisiyle de işbirliğine gidilmeli."

Ebeveynlere altın öğütler!

Kalp ritmi bozuklukları

En tehlikeli kalp sorunlarının başında kuşkusuz ritim bozuklukları geliyor... Uzmanlar, ritim bozukluğuna karşı uyarıyor. Peki, bu hastalık kimlerde görülüyor, belirtileri, tedavi yöntemleri nelerdir;
Öncelikle kalp ritim bozukluğu nedir:
Kalp ritim bozukluklarının genel adı aritmi olarak bilinir. Kişinin kalbinin düzensiz çalışmaya başlaması, kalp atışlarının hızlanması veya yavaşlaması kalp ritim bozukluğu yani aritmi olarak tanımlanabilir.
Bu hastalık herkes de görülebiliyor
Kalp ritim bozuklukları yani aritmi, herhangi bir kalp rahatsızlığı olmayan genç insanlarda görülebileceği gibi, genetik kalp hastalıkları olan bir aileden gelen kişide de görülebilmektedir.
Kalp ritim bozukluğunun en önemli belirtisi: kalbin aniden hızlı bir şekilde atması
Kalp ritim bozukluğu genelde sessiz ilerleyen, ilk etapta herhangi bir şikâyete sebep olan biraz sinsi bir hastalıktır. Kalp ritim bozukluğunun en net belirtileri kalbin aniden hızla atmaya başlaması, göğüs ağrısı hissedilmesi, baş dönmesi başlaması, nefes darlığı çekme, çarpıntı hissidir.
Kalp ritim bozukluğunu stres, sigara, alkol tetikliyor

Okula gidecek çocuklar için sağlıklı beslenme önerileri

Okul çağı döneminde, çocukların fiziksel aktivitelerinin artması ile bu dönemdeki enerji ihtiyaçları ve tükettikleri besinlerin değerleri de artmaktadır. Bu dönem, çocukların okuldaki hızlı öğrenme, bilgi ve beceri kazanma süreçleri için de çok önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenen çocukların okul başarılarının daha iyi ve dikkat dağınıklıklarının daha az olduğu bilinmektedir. Çocuğun hem fiziksel gelişimi hem de okul başarısında, beslenme alışkanlıklarının önemi açıkça görülmektedir.
Çocukların okul çağındaki beslenme alışkanlıkları, yetişkin dönemlerindeki beslenme alışkanlıkları ile ileride kalp ve şeker gibi kronik hastalıklara yakalanma risklerini de belirlemektedir. Bu nedenle okula devam eden çocukların beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmeli, neyi ne kadar yemesi gerektiği çocuğa öğretilmeli ve bunun devamlı olması sağlanmalıdır.
Yetersiz ve dengesiz beslenen, yağ, karbonhidrat ve kalori içeriği yüksek gıdalar tüketen, yemek saati düzensiz olan çocuklarda, yetişkinlik döneminde kronik hastalıklara yakalanma oranları daha yüksektir. Bu hastalıklar:
Diyabet (şeker hastalığı)
Karaciğer yağlanması
Kalp hastalıkları
Obezite
Damar sertliği
Mide hastalıkları
Gut

Uyku apnesi okul başarısını düşürüyor

Tıkayıcı uyku apne sendromunun okul öncesinde tedavi edilmesi önem taşıyor. Çünkü tedavi edilmeyen sorun, çocukların hem yaşam kalitesini hem de okul başarısını olumsuz etkiliyor.

Okul öncesi çocuklarda toplam uyku süresinin 11-12 saat olduğunu belirten Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Refika Ersu, 6-12 yaş döneminde ise bu sürenin 9-11 saat olması gerektiğini söyledi.

Horlama ve tıkayıcı uyku apnesinin çocuklarda da sık görülen bir durum olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ersu, şöyle konuştu: ''Tıkayıcı uyku apne sendromu, uyku sırasında tam veya kısmi hava yolu tıkanması sonucunda normal solunumun ve uyku yapısının bozulmasıdır. Tıkayıcı uyku apne sendromu en sık 2-6 yaş arasındaki çocuklarda bademcik ve geniz eti büyümesine bağlı olarak oluşur. Eğer tedavi edilmezse çocukların sağlığını, eğitimlerini ve yaşam kalitesini etkiler.''

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş