try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
UzunHayat.Com

Göz Sağlığı

warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/uzunhayat.net/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Yakından televizyon izlemenin zararları

Uzmanlar yakından televizyon izlemenin görme problemlerine yol açtığını belirtiyor.

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, fazla bilgisayar kullanmanın, yakından televizyon seyretmenin ve kitap okumanın gözde bir takım sorunlara sebebiyet verdiğini söyledi.

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, okula başlayacak çocukların yaklaşık yüzde 10'unda yaşına göre okuma yazma sıkıntısı olduğunu belirtti. Görme problemlerinin genetik olabileceği gibi fazla bilgisayar kullanmanın, yakından televizyon seyretmenin ve kitap okumanın gözde bir takım sorunlara yol açacağını kaydeden Çalakoğlu, "Anne babalar da çocuklarında görme problemi olmadığını düşünerek hekime başvurmuyor. Bunun sonucunda çocuğun okul başarısı düştüğü gibi, sorun tespit edildiğinde, çoğunlukla tedavide geç kalınmış oluyor ve görme problemi kalıcı hale gelebiliyor.

Hiçbir yakınması olmasa bile her çocuğun düzenli olarak göz muayenesinden geçmesi gerekiyor." açıklamasında bulundu. Çolakoğlu, okul çağındaki çocuklarda en sık görülen 4 görme problemini; şaşılık, yalıncı şaşılık, göz tembelliği ve kırma kusurları olarak sıralıyor.

ÇOCUKTA GÖRME PROBLEMİ NASIL ANLAŞILIR?

Gözlerde Uçuşmalar

Bazen baktığınız yerde küçük tanecikler veya bulutcuklar görürsünüz. Bunlara uçuşmalar denir. Uçuşmaları özellikle gökyüzüne baktığınızda veya düz bir zemine baktığınızda daha fazla farkedersiniz. Bu uçuşan noktalar genellikle, gözün içindeki jel kıvamındaki yapı olan vitreus un içindeki küçük yumaklaşmalardan oluşmaktadır. Bu yumaklaşmaların görme zarı (retina) üzerinde oluşturduğu gölgeleri algılamaktasınız. Bunların küçük noktalar, halkalar, çizgiler veya bulutlar gibi şekilleri olabilmektedir.

Uçuşmalara neler neden olmaktadır?

İnsanların orta yaşlarına eriştiklerinde, gözün içindeki jel kıvamındaki yapıda bazı değişiklikler olmaktadır. Jelin, gözün arka duvarında görme zarında yapışık olduğu yerlerden ayrılması ile bu yapının küçülmesi söz konusu olur ve içinde yumaklaşmalar ortaya çıkar. Bu durum bazı kişilerde daha yüksek oranda görülmektedir:

Güneş, Ultraviole ve Göz Sağlığı

İnsan gözü 400 nm ile 760 nm arasında dalga boylarına sahip ışıkları görür. Dalga boyu küçüldükçe mavimsi, dalga boyu büyüdükçe kırmızımsı renkler görülür. 760 nm nin üzerinde infrared, 400 nm altında ise ultraviole (UV) yani mor ötesi radyasyon başlar. UV radyasyon güneş ışınlarının %5 ini oluşturmasına rağmen çok tehlikelidir.

Diğer taraftan UV ışığın çoğu atmosfer tarafından emilmektedir ve çok küçük dalga boyları yeryüzüne ulaşamamaktadır. Bulutlu havalarda emilim daha da artmaktadır.

UV ışık yeryüzünden yansıtılır. Toprak ve çimen %1-5, su %3-13 arası yansıtırken kar %88 e kadar yansıma yapabilir. UV etkisi yükseklerde artar, zira filtre edecek atmosfer azalmaktadır. Dağcılarda tırmanma sırasında, güneşin sıcaklık etkisinin azalmasına rağmen güneş yanığı olma olasılığı daha fazladır. Dağa tırmananlar ve kar kayağı yapanlar UV radyasyona en fazla maruz kalanlardır.

Gözlük ve Kontak Lenslere Elveda

Yıllardır büyük sıkıntılarla kullanılan gözlük ya da kontakt lenslerden güvenilir bir şekilde kurtulmak artık çok kolay. Dünya teknolojisinin geldiği son nokta olan kişiye özel excimer laser tedavisi Wavefront yöntemi ile dakikalar içinde gözlük ya da lens kullanılmayan bir hayata başlamak mümkün.

Refraktif Cerrahi
Refraktif cerrahi, göz özellikleri uygun olan hastalarda gözlük ya da kontakt lens bağımlılığını ortadan kaldırmak için yapılan girişimlerin tümüne verilen addır. Bu amaçla uygulanan en sık yöntem excimer laser ile fotoablasyondur. Laser ışınlarının gözün en dışında bulunan kornea tabakasına odaklanması ile bu bölge yeniden şekillendirilmektedir. 15 yılı aşkın süredir tüm dünyada güvenle uygulanan bu yöntem sayesinde milyonlarca insan gözlükten kurtulmuştur.

Wavefront Tedavisi

Alın ağrısı miyop belirtisi

Göz bozuklukları çeşitli baş ağrılarına sebep olabiliyor. Ensedeki ağrı hipermetropa, alın ağrısı ise miyopa işaret ediyor. Göz tansiyonunun belirtisi olan ağrı da sıklıkla apandisit sancısı ile karıştırılabiliyor.

Florance Nightingale Göz Hastalıkları Direktörü Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu, baş ağrısı çeken insanların ilk adım olarak göz doktoruna gitmesini öneriyor. Ardından sinüzit şüphesi için kulak burun boğaz uzmanına, sonra yönlendirmeye göre nöroloğa başvurulabileceğini anlatıyor. Bahçecioğlu, göz çevresini kaplayan baş ağrılarıyla ilgili soruları şöyle cevaplıyor:

* Ne tip baş ağrıları göz hastalıklarından kaynaklanır? Göz sorunlarından kaynaklanan baş ağrıları genellikle göz çevresini kapsamakla birlikte, alından enseye kadar içeren ağrılar da bize göz hastalıkları konusunda ipucu verir. Sürekli, hafif şiddetli baş ağrılarının yanı sıra bütün vücudu etkileyen, hastayı kusturacak kadar şiddetli olan ağrılar içeren bir tablo da karşımıza çıkabilir. Bazen göz kökenli ağrılar o denli şiddetlenir ki, hastanelerin âcilinde bu hastalara akut apandisit teşhisi dahi konulabilir. Akut göz tansiyonundan kaynaklanan bu şikâyetler göz doktoru tarafından kolaylıkla teşhis edilebilir.

Bilgisayarın Göze Etkisini Azaltmanın Yolları

Bilgisayarın gözleri bozduğu yönündeki yaygın kanaatin yanlış olduğunu belirten Memorial Suadiye Polikliniği Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Olcay Şahin, ancak miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kişide önceden zaten var olan kusurların bilgisayar kullanırken açığa çıkacağını kaydetti. Şahin, ortaya çıkabilecek sorunların ise alınacak birtakım önlemlerle engellenebileceğini söyledi.

Bilgisayar ekranlarının göz sağlığı üzerindeki etkisi hakkında bilgi veren Uzman Dr. Olcay Şahin, kullanımı ve yaygınlığı hızla artan bilgisayarlar ve çeşitli iş kollarındaki monitör ekranları nedeniyle pek çok kişinin göz yorgunluğu, gözlerde ve çevresinde ağrı, yanma, batma, kuruluk hissi, kaşıntı, kızarıklık, sulanma, bulanık görme, odaklama zorluğu, kısık bakma, ışığa karşı duyarlılık, bakılan karakter etrafında ışık saçılmaları görme, göz kapaklarında iltihap, kepeklenme, baş ağrısı gibi şikayetlerde bulunduğunu kaydetti.

Bu şikayetlerin oluşmasını en başta, belli bir süredeki göz kırpma sayısının çok azalmasına bağlayan Şahin, "Normalde dakikada ortalama 25 kere gözlerimizi kırparız. Bu işlemin üst kapağın dinlenmesi, gözyaşıyla gözün beslenmesi ve temizlenmesi, kornea yüzeyinin kayganlaştırılması ve üzerinde son derece düzgün bir yüzey oluşturarak net ve berrak görmenin sağlanması gibi birçok nedeni vardır. Ekranlarla çalışırken bu sayı dakikada 10'un altına; hatta 5-6'ya düşer. Böyle olunca da gözyaşı buharlaşır, kornea yüzeyi kurur, yanma, batma, kızarıklık gibi birçok şikayete neden olur" dedi. Bilgisayara gözlerini iyice açarak bakanlar olabileceğini de ifade eden Şahin, bu durumun sorunu daha da artırdığını kaydetti. Ekranla çalışırken bilinçli olarak sık göz kırpmanın yararlı olacağını belirten Şahin, bazen de suni gözyaşı damlaları kullanmanın gerekebileceğini dile getirdi.

Gözyaşı Sistemi Bozuklukları

Gözyaşı Sistemi

Gözyaşı, gözün üst dış kısmındaki ana bez ile konjonktiva ve kapaklardaki yardımcı bezlerden salgılanır. Göz yüzeyinde dağılarak kayganlık, koruma ve berraklık sağlar. Daha sonra göz kapaklarının burna yakın kısmında altta ve üstteki iki delikten girerek küçük kanallardan gözyaşı kesesine dökülür. Buradan da bir başka kanal ile burun içine iletilir.

Kurugöz

Gözyaşı iki yolla üretilir. Bunlardan biri gözyaşının yavaş ve sabit bir hızda üretimidir ve normal göz kayganlığını sağlar. Diğeri ise gözün uyarılmasına veya duygusal duruma cevaben fazla miktarlarda gözyaşı salınmasıdır. Bazı kimselerde gözün rahat etmesini sağlayacak ölçüde gözyaşı salgısı olmayabilir. Bu duruma kuru göz denir.

Kuru gözün belirtileri

Gözde Uçuşan Cisimler

Gözde uçuşan cisimlerin, 8-10 yaşından itibaren pek çok insanda görülebildiği, ancak 45 yaşın üzerindeki kişilerde aniden gelişirse hemen göz doktoruna müracaat edilmesi gerektiği belirtildi.

Numune Hastanesi Göz Kliniği'nde görevli Dr. Ahmet Karakurt, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, bazen görme alanında küçük uçuşan noktalar veya karanlık alanlar görülebileceğini, bunların genellikle boş bir duvar veya mavi gökyüzü gibi düz bir zemine bakarken belli olduğunu bildirdi.

Uçuşan cisimlerin aslında, gözün içini dolduran ve 'vitre' ismi verilen saydam jel şeklindeki sıvıda bulunan hücrelerin küçük birikintileri olduğunu ifade eden Dr. Ahmet Karakurt, "Bu nesneler sanki gözün önünde uçuşuyormuş gibi görünmesine rağmen, aslında gözün içindedir. Sizin gördükleriniz, onların gözün sinir tabakası üzerine düşen gölgeleridir" dedi. Dr. Karakurt, uçuşan cisimlerin, 'Küçük noktalar, çemberler, çizgiler, bulutsu ağ şekiller veya tespih taneleri' gibi farklı şekillerde olabileceğini söyledi.

Göz: Ruhun Penceresi

Gözümüzün 600 bin sinirle beyne bağlı olduğunu biliyor musunuz? Ya da aynı anda 1.5 milyon mesaj alıp bunları düzenlediğini ve saatte 500 km'lik hızla beyne gönderdiğini… Örneğin siz bu sayfaya bakarken gözünüzden beyninize doğru saatte 500 km hızla bir elektrik akımı ilerlemektedir. Akım iletildiğinde siz de satırları okumaya başlarsınız.

Peki hiç düşündünüz mü, tek bir noktaya bakarken birbirinden farklı yüzlerce detayı nasıl görebiliyorsunuz? İnsan günlük hayatın koşuşturmacası içinde bunları düşünmezken, göz bütün bu noktalardan gelen mesajları değerlendirmekte, birbirlerinden ayırt etmekte ve her birini beyne iletmektedir.

Körler, çipten oluşan göz protezi sayesinde görebilecek

Alman bilim adamının geliştirdiği çipten oluşan göz protezi sayesinde, körlerin görme yetisinin bir kısmına kavuşacağı belirtildi.

''Technology Review'' dergisindeki habere göre, Tübingen Üniversitesi'nde görevli bilim adamı Eberhart Zrenner'in geliştirdiği retina implantı, hayvanlar üzerinde başarıyla denendi. İmplantın insanlara birkaç ay içinde takılmaya başlanacağı kaydedildi.

Zrenner, hayvanlar üzerinde denediği retina implantının, yaklaşık 1500 mikroskobik fotodiyottan oluşan bir çip olduğunu ve bu çipin retinanın arkasındaki tabakaya yerleştirildiğini söyledi.

Hastaların görme sinirinin sağlıklı olması gerektiğini belirten Zrenner, görme siniri tahrip olduğunda ışık sinyallerinin iletiminin gerçekleşmediğini kaydetti.

Zrenner, körlerin protezle sağlıklı insanlar gibi göremeyeceğine dikkat çekerek, körlerin görme yetisinin bir kısmına bile kavuşmalarının çok önemli olduğunu söyledi. Birkaç ay içinde 8 hastaya çipi yerleştireceğini kaydeden Zrenner, ameliyatlardan sonra hastaların en azından nesnelerin çevresini görmesini umuyor.

Anket

Sağlık sorunlarınız nedeni ile ne kadar sıklıkla hastaneye gidiyorsunuz:

Son yorumlar

İçeriği paylaş